Öne Çıkanlar AYSEL KUAKSIZTANBOĞA Aday Tanıtım Toplantısı çalışma bakanlığı ATAMAN TAYDAŞ Cumhurbaşkalığı Seçimi

Bu haber kez okundu.

Özel'den Ahlat ile ilgili açıklama geldi

Anayasa Mahkemesi, 24 Temmuz 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla, Ahlat’a Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılması ve Çandarlı ile İyidere’de yapılacak yapıların Kıyı Kanunu’nun sınırlayıcı hükümlerinden muaf tutulmasına yönelik düzenlemeyi iptal etti. Adalet ve Kalkınma Partisi, yaptığı düzenlemede Ahlat’ta 1071 metrekare oturum alanı olacak 10 dönüm arazi üzerine inşa edilmesi düşünülen Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile kanunda ifade edilen diğer alanların neden sınırlayıcı hükümlerden muaf tutulmasına ilişkin kamu yararı gerekçesi ortaya koymamış, bu alanların hangi gerekçelerle istisna tutulacağını ifade etmemiştir.

Van Gölü kıyısında Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılacağı belirtilen alana ilişkin kararı Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, “Vali ve belediye başkanımız 1071 metrekare yer düşünmüşler. Dedik olmaz. 1071 metrekare oturum alanı olur en az 5 dönüm çevre düzenlemesiyle. Belediye başkanımız da coştu en az 10 dönüm dedi” ifadesiyle kamuoyuna duyurmuştur. Bu ifadeler, Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarına sirayet eden keyfiyetin somut bir göstergesidir.

Partimiz, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği kanuni düzenlemeye, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem komisyon hem Genel Kurul aşamasında karşı gelmiş, Rize, İzmir ve Ahlat’taki alanlarda doğayı betona çevirmek için muafiyet talep edilen bu maddeden dönülmesi için azami gayret göstermiştir ancak düzenleme Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin oylarıyla yasalaşmıştır.

İktidarını keyfiyetle sürdürmeye çalışan bu anlayışın, hukuku hiçe sayan, keyfilik ve muafiyet beklentisiyle ülkeyi yönetme hevesine, Anayasa Mahkemesi’nin bu üye yapısıyla bile sessiz kalmaması önemlidir. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar, üyelerinin iktidar partisi ve onun genel başkanıyla ilişkileri tarafımızca çoğu mecrada eleştiri konusu yapılmıştır. Ancak, son dönemde Anayasa Mahkemesi’nce verilen aralarında TBMM İçtüzüğü’nde yapılan bazı değişiklikler ile, YÖK Başkanı’na öğretim elemanlarına doğrudan soruşturma açma yetkisi verilmesi gibi Anayasa’ya açıkça aykırı hükümlerini iptal etmesi birlikte değerlendirildiğinde, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ve genel başkanının, anayasaya aykırı kanuni düzenlemelerle ülkeyi yönetmeyi nasıl alışkanlık haline getirdiği görülmektedir.

Verilen karar, bir iktidar partisinin çıkardığı kanunların yargısal denetiminin ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha göstermiştir. Rejime kasteden anayasa referandumuyla bir tek adam rejimine geçtiğimiz 24 Haziran 2018 tarihinden bu yana, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama tekelini yok edecek biçimde kararnameler vasıtasıyla bir siyasi partinin genel başkanına keyfi ve kontrolsüz biçimde anayasaya aykırı düzenlemeler yapma olanağı da verildiği düşünüldüğünde, Anayasa Mahkemesi’nin üstlendiği rolün önemi artmaktadır.

Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesi’nin diğer tüm kararları olduğu gibi önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde müzakere edilmeyen dolayısıyla kamuoyunda yeterince tartışılmadan bir imzayla yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanunlaşan OHAL KHK’larına ilişkin kararlarını dikkatle takip ettiğimizi de kamuoyunun bilgisine sunarız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak anayasal sorumluluğumuz gereği, iktidar partisinin keyfi ve anayasaya aykırı kamu yararını hiçe sayan düzenlemelerdeki denetim görevimizi sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Özgür ÖZEL

Manisa Milletvekili

    CHP Grup Başkanvekili

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1