Öne Çıkanlar Finans ANFA spor Emre Can Yaman 10 ARALIK
banner20

Kılıçdaroğlu, Manisa'da konuştu: Eski sisteme geri dönmek istemiyoruz
banner17

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘ Eski sisteme dönmek istemiyoruz. Demokratik parlamenter sistemi güçlendirmek ve dünyada demokrasisi gelişmiş bir ülke haline gelmek istiyoruz" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Ticaret ve Sanayi Odası’nda konuştu. MTSD Başkanı Mehmet Yılmaz ise Manisa ekonomisiyle ilgili bilgi verdi

2013-2017 verilerine göre Türkiye'de 81 il arasında 7. sırada yer aldığı ve 2017'de kentin gayri safi milli hasılasının 20 milyar dolar olduğu bilgisini paylaştı.

Yatırım teşvikleri kapsamında 3. bölgede yer alan ve yerli ve yabancıların ilgi odağı olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, kentteki sanayinin ihracat düzeyinin geçen yıl 4 milyar 100 milyar dolar olduğu bilgisini paylaştı. Yılmaz, Manisa'nın ihracatta Ege bölgesinden sonra 2. sırada, Türkiye'deki iller arasında ise 7. sırada olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Manisa TSO üyelerini ve katılımcıları selamlayarak şöyle konuştu: Sanayici ekonominin kamu görevlisidir. Sanayici kendisini değil, ülkesini düşünür. Yatırım, ihracat yapacak, rekabet edecek ve dünyada tu tunmaya çalışacak. Yerinde durmak yoktur, sürekli çalışmak vardır. Ruhunda teknoloji ve bilimi sürekli takip etmek vardır. Esnaf arkadaşlarımız da var. Esnaflar devlete yük olmazlar, tersine sırtında taşırlar. Onların da sanayiciler gibi sorunları var. Sorunu olmayan yok. Soru şudur, sorunları nasıl çözeceğiz? Ortak aklı kullandığımız zaman çözülemeyecek sorun yoktur.

Bunun adı teröre destek vermektir

21. yüzyılın Türkiyesi'ni nasıl inşa edeceğiz? Sadece politikacıların değil, düşünen herkesin ortak görevidir. 21. yüzyılı nasıl yakalayıp, çıtayı atlayacağız ve orada kalıcı olacağız? Bana deseniz ki, 'hükümeti eleştir, dünya kadar eleştiririm. Bundan ne ben, ne siz bir şey kazanırsınız'.

Geleceği inşa etmek zorundayız

Biz geleceği nasıl inşa edeceğiz? 4 ayaklı stratejiyle geleceği inşa etmek zorundayız. Birisi eksik olursa yürümez, çağı yakalayamaz, geriye düşersiniz. Nedir 4 ayaklı strateji? Birinci ayağı şudur: Eğer ülkenizde tam anlamıyla demokrasi varsa dünyada söz sahibi olursunuz. Herkes konuşur, bilim dünyasının önündeki engeller kalkar. Demokrasinin temel amacı herkesin can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bu sadece bizim için değil, bu ülkeye yatırım yapacaklar için de önemlidir. Siz düşüncenizi ifade edemez, mallarınız bir kararnameyle elinizden alınırsa ve siz yargıya erişemiyorsanız, can ve mal güvenliğiniz yoktur.

Demokrasiyi yeniden tesis edeceğiz

Can ve mal güvenliği için yargı bağımsızlığı olması lazım. Bunu sağlayan adalet mekanizmasıdır. Adalet çökerse kimsenin can ve mal güvenliği olmaz. Devletin temelini adalet oluşturur. Adalet devletin temelidir. Adalet sadece can ve mal güvenliğimizi sağlayan unsur değil, aynı zamanda hepimizi birleştiren kavramdır. Bütün inançların ortak kavramı adalettir. Yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı, medya bağımsızlığı, bilimsel özerklik bu açıdan çok önemlidir. Biz kendi ülkemizde demokrasiyi ve adaleti yeniden tesis etmek zorundayız.

Bizim adayımızın farkı var

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı adayımız Muharrem İnce'ye, 'Göğsünüzdeki CHP rozetini çıkarın, siz 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacaksınız' dedik. Cumhurbaşkanlığı sıradan bir makam değildir, ülkenin sigortası demektir. Siyasi partiler var olur, ama ülkenin öyle sorunları var ki, tarafsız birinin hakemliğinde çözülmesi gerekir. Bir partinin genel başkanı mahkemeye hakim tayin ederse, ona ne siz ne ben güvenirim. Tarafsızlığın özünde yatan budur. 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacak. Her vatandaşa kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun eşit mesafede olacak. Bu yüzden Muharrem İnce'yi aday gösterirken göğsüne Türkiye Cumhuriyeti bayrağını taktık. Bu demokrasinin de temelini oluşturan bir anlayıştır. O açıdan bizim adayımızın diğerlerinden bir farkı vardır.

En çok eleştiren biziz

Eski sistemi en çok eleştiren biziz. Eski sisteme dönmek istemiyoruz. Demokratik parlamenter sistemi güçlendirmek ve dünyada demokrasisi gelişmiş bir ülke haline gelmek istiyoruz. Güçler ayrılığının, demokrasinin 4 temel ayağı vardır. Yasama, yürütme, yargı ve medya. Dördü bağımsızdır ama birbirini denetler. Demokrasilerde denetlenmeyen hiçbir makam yoktur, her makam denetlenir.

Böyle bir baraj olmaz

Yüzde 10 seçim barajı olmaz. Bu darbe hukukunun sonucudur, 12 Eylül darbesinden sonra getirilmiştir. Yüzde 34 alıyor, parlamentoda yüzde 60 temsil ediliyorsunuz. Demek ki  Seçim Kanununun değişmesi lazım. Kadınlar siyasette daha çok yer alsın diyoruz. Neden cinsiyet kotası getirmiyoruz? Engel mi var, hayır. Biz kendi tüzüğümüzde yaptık ama bu iş işimiz. Seçim Kanununda da olması lazım ki, bütün partileri bağlasın. Yeterli mi, hayır. Yurt dışı seçim çevresi olması lazım. 6.5 milyon yurttaşımız oy kullanıyor ama milletvekili çıkaramıyorlar. Siyasi Partiler Yasasında yurt dışı seçim çevresi düzenlemesi yapılması lazım.

Her kuşun eti yenmez

Hesap vermek. Sanayiciler, esnaflar, herkes. Çocuk doğduğu andan itibaren vergi öder. Musluğu açarsınız su için 5 çeşit vergi ödersiniz. Vatandaş vergi ödüyorsa, vergiyi harcayan makam bunun hesabını veriyor mu? Değerli iş insanları, esnaflar bize şu eleştiriler geliyor, 'CHP köprüye, yola karşı'. Niye yola, köprüye karşı olalım. Sorduğumuz soru şu, 'Arkadaş köprüyü, yolu kaça yaptın?' Dünyanın bütün demokrasilerinde vatandaş bu soruyu sorar. Ama öyle bir atmosfer yaratılıyor ki, vatandaş bunu sormaya korkuyor. Onun yerine biz soruyoruz. Bu soru bütün demokrasilerde sorulur. Neden? Köprü yapılırken maliyet şişirilmiş mi, yolsuzluk yapılmış mı?

Bütün vesayetlerden arınmış sivil bir anayasa yapmalıyız. İşçisi, işvereni, memuru, STK'lar, üniversiteler hep beraber bir araya gelip az, öz, kısa, yeni bir anayasa yapmalıyız. Bunu yapabilirsek Cumhuriyet tarihinde ilk kez sivil toplum bir araya gelip sivil bir anayasa yapmış olacak. Hedefimiz bu. Bunu yapacağız. Demokratik parlamenter sistemin böylesine güzel bir yönü, anlamı vardır.

Her siyasal partinin temsil edildiği, her insanın özgürce düşüncesini ifade ettiği, suçlanmadığı, medyanın özgür olduğu, şu anda medya özgür değil, yüzde 90'ı kontrol altında. Medyanın özelliği şudur, medya halk adına gücü denetler. Yani siyasi otoriteyi denetler. Yanlış mı yapıyor, doğru mu, atamalar doğru mu, yolsuzluk var mı? Bunları denetler. Bu yüzden çağdaş demokrasilerde 4. güç olarak tanımlanmıştır. Medyanın 4. güç olabilmesi için 2 şey çok önemli: 1- Medya patronu sadece medya işiyle uğraşacak. 'Hükümetten ihale alayım' diye o işe girerse halk doğru bilgilendirilmez. 2- Bütün medya çalışanlarının sendikalı olması lazım. Patronuna karşı bile doğru haberin yanında durabilmelidir. Bunları yaptığımızda ülkemizde demokrasiyi oturtmuş oluruz.

İkinci önemli adımımız ekonomidir. Nasıl bir ekonomi? Beton ekonomisi mi, üretim ekonomisi mi? Tasarrufları betona mı, üretime mi yatıralım? Daha fazla üretip daha fazla mı kazanalım, yoksa sadece rantiye sınıfına mı çalışalım? Bizim tercihimiz üretimden, alın terinden yana. Üretim dediğimiz zaman sadece sanayide üretimden bahsetmiyoruz. Tarlada çiftçi üretecek, sanatçı sanat, üniversitede bilim insanı bilim üretecek. Hizmet sektörü hizmet üretecek. Hayatın her alanında üretmek zorundayız. Üretirseniz güçlü ve söz sahibi olursunuz.

'Sanayide neyi üreteceğiz?'

Sanayide neyi üreteceğiz? Sayın başkanı büyük bir dikkatle dinledim. Televizyon üretiminin önemli olduğunu, yüzde 80'inin bu bölgede üretildiğini söyledi. Ama nano teknoloji konusunda söz sahibi değilseniz, başkalarının ekranını alır, bu bölgede montajını yaparsınız. Demek ki ne yapacağız? Katma değeri yüksek ürün üretmek zorundayız. Hepimiz cep telefonları kullanıyoruz. Katma değeri yüksek ürün bunlar. 6 kamyon geleneksel ürün üretin, o bir çanta cep telefonuyla gelir, sizden daha fazla kazanır. 21. yüzyılda katma değeri yüksek ürün ürettiğiniz andan itibaren Türkiye'nin yıldızı parlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner1